Havza Haber Ajansı'nın haberine göre Necef-i Eşref Cuma İmamı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadruddin Kabançi, Necef-i Eşref’teki Büyük Fatımiye Hüseyniyesi’nde kıldırdığı Cuma namazının hutbesinde Irak ve bölgedeki önemli gelişmelere ilişkin görüşlerini açıkladı.
Irak’ta Silah Meselesi
Necef-i Eşref Cuma İmamı, Irak’taki “silah meselesi” hakkında konuşurken bu konuyu “sıcak bir dosya” olarak nitelendirdi ve şunları söyledi:
“Bizim görüşümüz, bu meselenin dış baskılardan uzak, millî bir yönetim anlayışıyla ve dinî merciiyetin görüşünden yararlanılarak ele alınması gerektiğidir. Irak’ın karşı karşıya olduğu iç ve dış tehditler dikkate alınmalıdır. Çünkü nihai hedef; güvenliğin, bağımsızlığın ve millî egemenliğin korunmasıdır.
Silah meselesi bu üç temel unsur çerçevesinde ele alınmalıdır. Bu konuda son söz ise dinî merciiyete ait olmalıdır; çünkü fetva makamı onların elindedir.”
Irak’ın İç Meseleleri: Şehitler Kurumu
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadruddin Kabançi, konuşmasının bir bölümünde Şehitler Kurumu’nun (Müessesetü’ş-Şüheda) raporlarına da değindi.
Hüccetü'l-İslam Kabançi, bu kurumun Irak genelinde cesedi bulunamayan 20 bin ölüm vakasına ilişkin dosya bulunduğunu açıkladığını ve listenin başında Enbar vilayetinin geldiğini belirtti.
Ayrıca kurum tarafından 22 bin usulsüzlük ve belge sahteciliği vakasının tespit edildiğini söyledi. Bunlar arasında 471 Baasçı ile 2 bin 302 teröristin şehitler listelerine kaydedildiği ifade edildi.
Hüccetü'l-İslam Kabançi şöyle konuştu:
“Bu nedenle Şehitler Kurumu’ndan bu listeleri teröristlerden, Baasçılardan ve sahte isimlerden temizlemesini istiyoruz. Bu dosyanın takip edilmesi konusundaki çabaları ve samimiyetleri için de kuruma teşekkür ediyoruz.”
Bölgesel Meseleler: Bahreyn’deki Durum
Necef Cuma İmamı, bölgedeki gelişmeler hakkında konuşurken Bahreyn’de 69 kişinin vatandaşlığının iptal edildiğini söyledi. Bunların arasında bazı din âlimlerinin de bulunduğunu belirtti.
Bu kişilere yöneltilen suçlamaların; "millî sadakati ihlal etmek, İran’a sempati duymak ve mezhepçi davranışlarda bulunmak" şeklinde ifade edildiğini aktardı.
Hüccetü'l-İslam Kabançi ayrıca, Ehl-i Beyt mersiyeleri okuyan ve “Selam Ya Mehdi” adlı mersiyenin sahibi olan Muhammed Gülum’un da vatandaşlığının iptal edildiğini belirtti.
Bunun yanı sıra, Bahreynli genç Mehdi Zuhayr’ın, yalnızca Hz. Hüseyin’in (a.s.) ziyaret duasını toplum içinde okuduğu için hapse atıldığını söyledi.
Hüccetü'l-İslam Kabançi sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlar, bölgenin mücadele etmek zorunda kaldığı Şiilere yönelik savaşın örnekleridir. Şiilere karşı gerilim ve çatışma üreten bir dilden uzak durulmalı ve herkesle İslami kardeşlik ruhu içerisinde bir arada yaşanmalıdır.”
İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) Hayatı
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadruddin Kabançi, dinî hutbesinde takvayı tavsiye ettikten sonra İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) şehadet yıl dönümünde olduklarını belirterek, İmam’ın bazı hadis ve vasiyetlerini aktardı.
Hüccetü'l-İslam Kabançi, İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) şöyle buyurduğunu söyledi:
“İki haslet vardır ki bunların üstünde başka bir şey yoktur: Allah’a iman etmek ve kardeşlere fayda sağlamak.”
Hüccetü'l-İslam Kabançi, bu hadisin mümin insanın kişiliğinin insani ve ahlaki boyutuna vurgu yaptığını belirterek, imanın başkalarına hizmet etmekten ve salih amelden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti.
Daha sonra İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) Şiilere yönelik vasiyetlerinden birini aktardı:
“Sizlere Allah’tan sakınmayı ve dininizde takvalı olmayı tavsiye ediyorum. Allah’tan sakının ve bizim için bir süs olun, sakın bizi utandıracak bir şey olmayın. Her türlü sevgiyi bize yöneltin ve her türlü çirkinliği bizden uzaklaştırın. Allah’ı anmayı, ölümü hatırlamayı, Kur’an okumayı ve Peygamber’e (s.a.a.) salavat getirmeyi çokça yapın. Çünkü Allah Resûlü’ne salavat getirmek on sevap kazandırır.”
Necef-i Eşref Cuma Hatibi, İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) yaşadığı tarihsel döneme de dikkat çekti. İmam’ın, Mütevekkil ve sonrasındaki Abbasî yöneticilerinin baskıcı yönetimi altında, Şiilerin katledilmesi, köklerinin kazınması, takip edilmesi ve baskı altına alınması gibi ağır şartların yaşandığı bir dönemde bulunduğunu söyledi.
Öyle ki Şiilerin takip edilmesi ve ortadan kaldırılması çabaları, İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) kendi Şiilerine kendisiyle selamlaşmamalarını dahi emretmesine kadar ulaşmıştı.
Hüccetü'l-İslam Kabançi, bu baskı ve yok etme politikalarının yoğunlaştığını belirterek şöyle devam etti:
“İmam Askerî (a.s.), Şiilerine yüzüklerini sağ ellerine değil, sol ellerine takmalarını emretti.”
Ardından İmam’ın şu sözlerini aktardı:
“Sizlere daha önce yüzüğü sağ elinize takmanızı emretmiştik. Ancak şimdi, tanınmamanız için onu sol elinize takmanızı emrediyoruz.”
İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) İmam Mehdi’nin Gaybetine Hazırlığı
Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Sadruddin Kabançi, İmam Hasan Askerî’nin (a.s.) Şiilerini yok edilmekten korumasından sonraki en önemli rollerinden birinin, beklenen İmam Mehdi’nin (a.s.) gaybetine zemin hazırlamak ve gaybet döneminde Şiilerin izlemesi gereken yol haritasını ortaya koymak olduğunu söyledi.
Hüccetü'l-İslam Kabançi, İmam Hasan Askerî’den (a.s.) şu rivayetin nakledildiğini belirtti:
“Her kim fakihlerden nefsini koruyan, dinini muhafaza eden, nefsinin arzularına karşı çıkan ve Mevlâsının emrine itaat eden kimse ise, halkın ona uyması gerekir.”
Hüccetü'l-İslam Kabançi, burada taklit ilkesine ve fakihlere başvurmaya vurgu yapıldığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu şekilde Şiilik mezhebi ve Şii ümmeti korunmuştur. Eğer bu yaklaşım olmasaydı, Şiilik ortadan kalkardı.”
yorumunuz